account for
açıklamak / izahat etmek / sorumlu olmak
adhere to
bağlı kalmak, sadık kalmak
aggre upon
hemfikir olmak
aim at
hedeflemek, hedef almak
align with
…ile uygun/uyumlu hale gelmek
amount to
anlamına gelmek
back up
desteklemek / arka çıkmak / yedeklemek (veri)
bargain for
pazarlık etmek
benefit from
...den faydalanmak
blow up
patlatmak, şişirmek
break down
bozulmak, bölmek,bozmak
break in
sözünü kesmek, zorla girmek
break into
zorla girmek
break out
patlamak / başlamak (savaş/yangın vb.)
bring about
sebep olmak
bring along
neden olmak, sebep olmak
bring back
geri getirmek
bring down
indirmek / alt etmek / yenmek
bring in
işe almak/ getirmek / kazanç getirmek
bring out
yapmak, ortaya çıkmak
bring up
kusmak / çocuk yetştirmek
build on
dayandırmak, üstüne inşa etmek
build upon
e dayalı olmak
bump into
rast gelmek, çarpışmak
call back
hatırlamak
call for
istemek, talep etmek
call off
iptal etmek
carry away
sürüklemek, alıp götürmek, coşturmak
carry on
ilişkisi olmak,devam etmek
carry out
yerine getirmek, uygulamak
catch up
yakalamak
center on
merkezine oturmak, -e odaklanmak
clean up
düzeltmek, toparlamak
clear out
tahliye etmek, ortadan kaldırmak
come down with
hastalığa yakalanmak, yatağa düşmek
come in
moda olmak
come out
çıkmak, yayımlanmak
come out of
ortaya çıkmak / -den meydana gelmek
come over
yön değiştirmek
come through
altından başarıyla kalkmak
come up with
bulmak (fikir vb.) / ileri sürmek
compensate for
telafi etmek
comply with
kurallara uymak /uygun olmak/ uyum sağlamak
consist of
den oluşmak
cool down
sakin olmak
cope with
üstesinden gelmek / baş etmek / ele almak
count upon
güvenmek
credit with
ile tanınmak,bilinmek
cut down
kısmak / azaltmak
cut down on
azaltmak / kısmak
cut off
kesmek / yok etmek / imha etmek
cut on
yok etmek, kopartmak
deal with
1. anlam ile ilgili olmak / 2. anlam üstesinden gelmek/ mücadele etmek
depend on
bağlı olmak / dayanmak
depend upon
bağlı olmak, güvenmek, dayanmak
deprive of
mahrum etmek, yoksun bırakmak
derive from
den türemek,den kaynaklanmak
descend from
soyundan gelmek
dispense with
vazgeçmek / bir şeyden vazgeçmek
dispose of
imha etmek , atmak
divide by
e bölmek
divide into
bölmek
do away with
yürürlükten kaldırmak / yok etmek / fesh etmek
double up
ikiye katlamak
draw on
faydalanmak / yararlanmak
draw up
kaleme almak,ayarlamak
emerge from
den çıkmak
end up with
sonlandırmak/ ortadan kaldırmak
engage in
kalkışmak,meşgul etmek,uğraşmak
expose to
maruz kalmak, maruz bırakmak
fade away
solup gitmek / yok olmak/ ortadan kaybolmak
fall apart
parçalara ayrılmak, hayatı kararmak
fall behind
gerisinde kalmak
fall behind with
gerisinde kalmak / gecikmek / sürüncemede kalmak
fall down
yalvararak diz çökmek
fall for
bağlanmak,bitmek,bayılmak
fall into
akmak, yer almak, dökülmek
fight back against
bir şeye karşı savaşmak
fight down
savaşmak
figure out
anlamak / çözmek
fill out
doldurmak (form vb)
find out
anlamak,çözmek,bulmak
get along
biriyle geçinmek
get along with
iyi geçinmek/ anlaşmak
get away
kurtulmak, atlatmak
get away from
uzak tutmak/ bir şeyden uzak tutmak
get away with
yapılan iş yanına kar kalmak
get back to
geri dönmek
get into
kaçmak,arabaya binmek,giyinmek
get off
yırtmak, inmek(otobüs/tren/uçak), çıkmak,çıkarmak
get on
binmek, azarlamak, giyinmek, geçinmek
get over
atlatmak, kurtulmak, iletmek, başa çıkmak
get rid of
kurtulmak
get through
zor bir zaman geçirmek
get up
kalkmak
give away
hibe etmek, hediye etmek
give in
pes etmek, teslim olmak
give off
koku vb. yaymak
give up
bırakmak,vazgeçmek
go along with
ile beraber gitmek / desteklemek
go in for
bir işe girişmek / kalkışmak
go off
bozulmek / kesilmek /
go on
devam etmek
go through
zor bir zaman geçirmek, yaşamak, geçirmek
grow apart
bir ilişkide ayrı düşmek
hand down
karar vermek / kuşaktan kuşağa iletmek, aktarmak
hand in
teslim etmek (ödev,proje vs)
hand out
dağıtmak, ücretsiz dağıtmak, bedava vermek
hand over
iletmek,teslim etmek, bağışlamak
heat up
kızdırmak, ısıtmak
hold up
göstermek,soymak,gecikmek,tutmak
interfere with
engellemek, araya girmek
keep away
uzak kalmak
keep off
uzak durmak / yaklaşmamak
keep on
keep up
yetişmek, seviyesine ulaşmak
keep up with
ayak uydurmak
lay out
düzenlemek / tasarlamak
lead to
neden olmak
lead up to
yolunu yapmak, zemin hazırlamak
leave behind
arkasında bırakmak, iz bırakmak
leave out
hariç tutmak
lie in
e dayanmak, den kaynaklanmak
like to
hoşlanmak, sevmek
look after
ile ilgilenmek, göz kulak olmak
look around for
bakınmak, araştırmak
look down on
küçümsemek / tepeden bakmak/ hor görmek
look for
aramak
look into
bakmak, araştırmak
look up
yukarı bakmak / araştırmak
look up to
hayran olmak, gıpta etmek
make out
make up
oluşturmak
make up for
move on
yaşamına devam etmek
paid for
ödemek / parasını ödemek / bedelini ödemek ( hata suç vb)
pass away
ölmek, yok olmak
pass down
nesilden nesile geçmek
pass for
diye kabul edilmek
pass into
barışmak, harmanlamak
pass over
aşmak / aldırmamak
pertain to
ile ilgili olmak / -e özgü olmak
pin down
zorunlu kılmak / mecbur etmek
point out
ifade etmek
pull down
düşürmek,aşağı çekmek
pull out
söndürmek
pull over
çekmek/kenara çekmek
pull through
iyileşmek,iyileştirmek
pull up
kaldırmak / yukarı çekmek
put across
kabul ettirmek / taşımak
put aside
askıya almak / ertelemek
put away
öldürmek / ortadan kaldırmak
put back
geri koymak
put down
eleştirmek
put forward
ileri sürmek,ortaya atmak
put in
yerleşmek, ilave etmek, eklemek
put off
ertelemek
put on
kilo almak/ giyinmek
put out
söndürmek, kapamak (ışığı)
söndürmek, üretmek
put through
bitirmek, telefona bağlamak, gerçekleştirmek
put up with
katlanmak
refer to
atıfta bulunmak / atfetmek / ima etmek
reflect on
ayıplamak,kusur bulmak,yansıtmak
refrain from
kaçınmak
relate to
ile ilgili olmak
relieve of
kurtarmak, elinden almak, den kurtarmak
rely on
güvenmek,dayanmak,bel bağlamak
rest on
güvenmek, dayanmak
restrict to
sınırlamak,kısıtlamak
result in
root out
kökünü kazımak / kökünden sökmek
rule out
çıkarmak, hariç bırakmak
run away from
kaçmak
run into
rast gelmek,karşılaşmak
run out
uzatmak, genişletmek
run out of
bitirmek, tükenmek
rush into
akın etmek, dalmak
scale down
azaltmak, azalmak
search for
sell off
tümünü satmak / tasfiye etmek
send out
yaymak, göndermek
göndermek/yollamak
set back
geri bırakmak
set down
indirmek, alt etmek
set off
tetiklemek, oluşturmak, ateşlemek, patlatmak
set out
yola çıkmak, düzenlemek
set up
kurmak
kurmak /ileri sürmek
settle down
sakinleşmek,yola gelmek,uslanmak
show off
hava atmak
hava atmak / gösteriş yapmak
slow down
yavaşlatmak, yavaşlamak
speed up
hızlandırmak, hız vermek
split up
bölünmek, ayrılmak
stand for
simgelemek / temsil etmek
stand out
fırlamak, atılmak
stand up to
karşı koymak,karşı gelmek
stay out
dışarıda kalmak
stem from
den kaynaklanmak
substitute for
yerini tutmak, yerini almak
sum up
özetlemek
switch off
kapatmak (devreyi)
switch on
çalıştırmak, devreyi açmak
switch to
çevirmek, değiştirmek
take after
biri gibi davranmak
take apart
parçalara ayırmak
take away
götürmek /uzaklaştırmak / dışarıya çıkarmak
take down
azaltmak, küçültmek
take in
içeri almak, dolandırmak, anlamak
take off
kalkış yapmak (uçak), başarılı olmak
take on
benimsemek / üstlenmek
take out
çıkarmak
take over
devralmak / üstlenmek
take up
bir hobi yada mesleğe başlamak, meşgul olmak
bir hobi/mesleğe başlamak
tear apart
yırtarak ayrılmak/ eleştirmek
throw away
atmak, ziyan etmek
throw up
kusmak / yetiştirmek
turn against
aleyhine dönmek
turn back
turn down
reddetmek, geri çevirmek
turn in
çevirmek,teslim etmek, ihbar etmek, dağıtmak
turn into
dönüşmek, dönüştürmek
turn out
ters yüz olmak,söndürmek
turn over
alabora olmak,devretmek,devirmek
geri çevirmek, reddetmek
ward off
uzaklaştırmak, defetmek, engellemek
watch over
göz kulak olmak
wear out
yıpratmak, eskitmek
wipe out
öldürmek, yok etmk
work out
başarılı olmak / idman yapmak /anlamak
Last changed6 days ago