Patients
Hastalar
Diagnose
Teşhis
Chronic
Kronik, müzmin, uzun süreli
Migraine
Migren
Advice
Tavsiye
Neurologist
Nörolog, beyin ve sinir uzmanı
For
İçin
Individualize
bireyselleştirmek
Treatment
Tedavi
Plan
As
Çünkü, -dığı için
Condition
Rahatsızlık, hastalık, durum
Significantly
Önemli ölçüde, ciddi biçimde
Impact
Etkilemek
Quality of life
Yaşam kalitesi
Require
Gerektirmek
Specialized
Özelleşmiş, uzmanlık gerektiren
Management
Yönetim, idare (kontrolü)
Strategies
Stratejiler
Suspend
Askıya almak, ertelemek, durdurmak
Reject
Reddetmek, geri çevirmek
Overlook
Göz ardı etmek, görmezden gelmek
Consult
Danışmak, başvurmak (uzmana)
Quarrel
Tartışmak, kavga etmek, münakaşa etmek
distrube-deliver
dağıtmak
Intricate
Karmaşık, girift, detaylı, iç içe geçmiş
Network
Ağ, şebeke
Neuron
Nöron, sinir hücresi
Nervous system
Sinir sistemi
Works together
Birlikte çalışır
Rapid
Hızlı, seri
Communication
İletişim, haberleşme
Between
Arasında
Different
Farklı
Body parts
Vücut bölümleri / organları
Enabling
Olanak sağlayan, mümkün kılan
Coordinated
Koordineli, eş güdümlü, uyumlu
Respond
Karşılık vermek, cevap vermek
Stimuli
Uyaranlar (stimulus kelimesinin çoğulu)
Maintaining
Korumak, sürdürmek, devam ettirmek
Distract
Dikkatini dağıtmak, başka yöne çekmek
Eradicate
Kökünü kazımak, tamamen yok etmek
Facilitate
Kolaylaştırmak, olanak sağlamak, hızlandırmak
Deter
Caydırmak, vazgeçirmek, engellemek
Aggravate
Kötüleştirmek, ağırlaştırmak, şiddetlendirmek
Conservation
Koruma, muhafaza etme
Effort(s)
Çaba(lar), gayret(ler), girişim(ler)
Aimed at
(...-e yönelik, amaçlayan, hedefleyen)
Protecting
Korumak, muhafaza etmek
Natural habitat
Doğal yaşam alanı, doğal ortam
Cuban rock iguana
Küba kaya iguanası
Önemli ölçüde, belirgin derecede, ciddi oranda
Population
Popülasyon, nüfus, canlı varlığı
ensure
Sağlamak, temin etmek, garantiye almak
Unique
Eşsiz, kendine özgü, benzersiz
Species
Tür, cins (biyolojik tür)
Thrive
Gelişmek, serpilmek, refah bulmak, başarılı şekilde yaşamak
Native environment
Doğal ortam, anavatanı olan çevre
While also
(... yaparken aynı zamanda)
Promoting
Teşvik etmek, artırmak, desteklemek
Biodiversity
Biyoçeşitlilik
Island
Ada
Jeopardized
Tehlikeye atmak, riske sokmak
Boosted
Artırmak, yükseltmek, canlandırmak, güçlendirmek
Deteriorated
Kötüleş(tir)mek, bozulmak, gerilemek
Exhausted
Tüketmek, bitirmek; yormak (cemsume) (run out of)
Halted
Durdurmak, kesintiye uğratmak, duraksatmak
Zuletzt geändertvor 8 Tagen