Excessive
Aşırı, haddinden fazla
Use
Kullanım
Nitrogen
Azot
Fertilizer(s)
Gübre(ler)
Agriculture
Tarım, ziraat
Soil quality
Toprak kalitesi
Over time
Zamanla, zaman içinde
Leading to
(...-e yol açan, neden olan)
Decreased
Azalmış, düşmüş
Crop yield(s)
Ürün/mahsul verimi
Increased
Artmış, yükselmiş
Environmental issues
Çevre sorunları / problemleri
Such as
Örneğin, ... gibi
Water pollution
Su kirliliği
Loss
Kayıp
Biodiversity
Biyoçeşitlilik
Improve
Geliştirmek, iyileştirmek
Worsen
Kötüleştirmek, daha kötü hale getirmek / kötüleşmek
Spread
Yaymak, yayılmak (give off)
Outweigh
(Take Over) üstlenmek benimsemek
Fortify
Güçlendirmek, takviye etmek, sağlamlaştırmak
over take (surpass, outnumber, exceed, precede)
Sollamak Geçmek
Believe
İnanmak, düşünmek
Folk remedy
Geleneksel tedavi, halk ilacı / kocakarı ilacı
Arrowroot
Maranta, arorut (nişastası kıvam artırıcı olarak kullanılan bir kök bitkisi)
Effectively
Etkili bir şekilde, etkin biçimde
Cooking
Yemek pişirme, mutfak
Natural
Doğal, natürel
Thickening agent
Kıvam artırıcı, koyulaştırıcı madde
Providing
Sağlamak, sunmak, temin etmek
Healthier
Daha sağlıklı
Alternative (to)
(...-e alternatif / seçenek)
Synthetic
Sentetik, yapay
Additive(s)
Katkı maddesi / maddeleri
Reduced (decrease- deplete-diminish)
Azaltılmış, düşürülmüş (reduce: azaltmak)
Implemented
Uygulanmış, kullanıma sokulmuş, tatbik edilmiş (implement: uygulamak, hayata geçirmek)
Mandated (Abligate)
Zorunlu kılınmış, emredilmiş (mandate: zorunlu kılmak, yetki vermek) zorunda bırakmak
Restricted
Kısıtlanmış, sınırlandırılmış (restrict: sınırlamak, kısıtlamak)
Suspected
Şüphelenilmiş (suspect: şüphelenmek)
thick
kalın
Yayılma, yayılım
Infectious disease(s)
Bulaşıcı hastalık(lar)
It is essential to
(... yapmak) zorunludur, elzemdir, gereklidir
Implement
Uygulamak, hayata geçirmek, yürütmek
Comprehensive
Kapsamlı, detaylı, geniş çaplı
Vaccination program(s)
Aşı / aşılama program(lar)ı
Enhance
Geliştirmek, artırmak, iyileştirmek
Public health
Halk sağlığı
Education initiative(s)
Eğitim girişimleri / adımları / projeleri
Remain
Kalmak, sürdürmek, yerini korumak
Suffer
Acı çekmek, muzdarip olmak (suffer from)
Tackle
Ele almak, (sorunla) mücadele etmek, başa çıkmak
Underpin
Desteklemek, temelini oluşturmak, güçlendirmek
Wander
Dolaşmak, gezinmek, amaçsızca gezinmek; başıboş gezmek
Marine
Deniz, denizle ilgili, denizel
Species
Tür, türler (tekili ve çoğulu aynıdır)
Developed
Geliştirmiş, oluşturmuş (develop: geliştirmek)
Unique
Eşsiz, kendine has, benzersiz
Adaptation(s)
Uyum(lar), adaptasyon(lar)
Harsh
Sert, zorlu, çetin, acımasız
Condition(s)
Koşul(lar), şart(lar)
Environment
Çevre, ortam
Extreme
Aşırı, uç, radikal
Temperature(s)
Sıcaklık(lar)
Varying
Değişen, değişkenlik gösteren
Salinity level(s)
Tuzluluk seviye(ler)i
Ensure
Sağlamak, garantiye almak, temin etmek
Demand
Talep etmek, istemek, gerektirmek
Compensate (for)
Telafi etmek, karşılamak, dengelemek
Explain Express accont for
Açıklamak, izah etmek
Inspire
İlham vermek, esinlendirmek
call for- ask for-demand for
Talep etmek, istemek
account for
oluşturmak-açıklamak-sorumlu olmak (responsible for)
compensate for- make up for
telafi etmek
drawback-shortcoming-omission-deficiency
eksiklik
take place - occur
olmak,meydana gelmek
Last changed8 days ago