Fossil(s)
Fosil(ler)
Remains
Kalıntılar, artıklar
Organism(s)
Organizma(lar), canlı(lar)
Endure (have endured)
Dayanmak, varlığını sürdürmek (günümüze dek dayanmış olan)
Fantastic periods of time
Akıl almaz / muazzam uzun zaman dilimleri
Bone(s)
Kemik(ler)
Teeth
Dişler
Plant or animal imprint(s)
Bitki veya hayvan iz(ler)i / baskı(lar)ı
Preserve (preserved)
Korumak, muhafaza etmek (korunmuş olan)
Rock
Kaya, kayaç
Prehistoric times
Tarih öncesi dönemler / çağlar
Appearance
Görünüş, ortaya çıkış, beliriş
Source of wonder
Merak / hayret kaynağı
Fascination
Büyülenme, hayranlık, ilgi
Ancient
Antik, eski çağlara ait
Sea animal
Deniz canlısı / hayvanı
Possession(s)
Kişisel eşya(lar), mülk(ler)
Prehistoric man
Tarih öncesi insanı
Explain
Açıklamak, izah etmek
Living creature(s)
Canlı varlık(lar) / yaratık(lar)
Grow (grew)
Büyümek, yetişmek (büyüdü)
Evil spirit(s)
Kötü ruh(lar)
Remarkably
Dikkat çekici biçimde, şaşırtıcı şekilde
Modern
Modern, çağdaş
Ancient Greek historian
Antik Yunan tarihçisi
Observe (observed)
Gözlemlemek (gözlemledi)
Seashell(s)
Deniz kabuğu / kabukları
Desert
Çöl
Guess (guessed)
Tahmin etmek (tahmin etti)
Mediterranean Sea
Akdeniz
Reach (had reached)
Ulaşmak, varmak (ulaşmış olduğunu)
Farther south
Çok daha güneye
Last changed3 days ago